Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Petrol fiyatlarındaki sert düşüş neden yaşandı?
Dr. Nejat Tamzok: Suudi Arabistan ve Rusya’nın petrol arzını sınırlandırma konusundaki anlaşmazlıkları fiyatları zaten önemli ölçüde geriletmişti. Üstüne Covid-19 salgını nedeniyle dünya genelinde alınan izolasyon tedbirleri de gelince petrol piyasaları tam bir çöküş yaşadı. Talep düşerken arz tarafında yeterli ölçüde kısıntıya gidilemeyince ham petrol fiyatları gerilemeye devam etti.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Yaşanabilecekler hiç mi öngörülememişti?
Dr. Nejat Tamzok: Aslında bu ölçüde olmasa da petrol fiyatlarında depolama kaynaklı bir sorun yaşanacağı önceden görülmüştü. Depo kapasiteleri sınıra yaklaşmasına rağmen ABD petrol şirketleri neredeyse rekor seviyelerdeki üretimlerine devam ettiler. Neticede arz fazlası öyle bir boyuta geldi ki depolama krizine yol açtı. Petrolü depolayacak yer kalmadığında vade sonunda kâğıdı elinden çıkaramayan ama petrolü fiziki olarak da teslim alıp tankere yükleyemeyen girişimciler pozisyonlarını negatif fiyatlarla kapatabildiler.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Eksi fiyat konusu tam anlaşılamıyor, nedir bu?
Dr. Nejat Tamzok: Evet, gerçeküstü gibi görünen bir durum söz konusu. Yani görünen bazı gelişmelerin aslında petrol piyasalarını tam olarak yansıtmadığını söylemek lazım. Öncelikle, negatif fiyat brent petrolde değil, vade sonunda fiziki teslim yükümlülüğü bulunan Batı Teksas (West Texas Intermediate – WTI) petrolünde. Hatta sadece Mayıs vadeli sözleşmelerde ortaya çıktı. Dolayısıyla aslında bir ara görünen eksi fiyat, piyasanın bütününü değil, sadece Mayıs sözleşmelerinin sınırlı bir bölümünü yansıtıyor. Nitekim kısa bir süre sonra fiyatlar eski seviyelerine tekrar yaklaştı.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: OPEC+ ülkeleri petroldeki bu düşüşü neden engelleyemedi?
Dr. Nejat Tamzok: OPEC’in kuruluşundan bugüne gerek üye ülkelerin kendi aralarında gerekse üyelerle üye olmayanlar arasında pek çok anlaşmazlık yaşanır. Bunların arkasında genellikle ülkelerin pazar paylarını arttırma çabaları bulunur. Son yaşananların arkasında da bundan çok farklı bir boyut olduğu söylenemez.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Bunu biraz açar mısınız?
Dr. Nejat Tamzok: Bu son sürecin arka planında ABD’nin küresel petrol piyasalarındaki değişen pozisyonu da var. Son 10 yılda özellikle kayaç petrolü sayesinde ABD küresel petrol üretimindeki payını neredeyse 2 kat arttırdı ve Rusya ile Suudi Arabistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük petrol üreticisi konumuna yükseldi. Küresel petrol ihracatındaki payı da 10 yıl önce sadece yüzde 3 düzeyindeyken, bugün yüzde 10, yani ABD uluslararası petrol piyasasının en güçlü oyuncularından biri.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: ABD’nin yeni konumu enerji oyununu nasıl etkiledi?
Dr. Nejat Tamzok: ABD’nin petroldeki yeni konumundan en fazla rahatsız olan ülkeler Suudi Arabistan ve Rusya. Moskova’nın Avrupa enerji piyasasındaki egemen rolünü dengelemek isteyen Washington, ABD kaya petrolü üreticilerinin Avrupa pazarına yönelmesini destekliyor. Bununla beraber son yıllarda sayıları ve üretimleri artan bu üreticilerin maliyetleri rakiplerine göre çok daha yüksek ve ayakta durabilmeleri için petrol fiyatlarının belirli bir seviyenin üzerinde kalması lazım. Çünkü ABD, petrol fiyatlarının düşmesiyle kaya petrolü üreticilerinin iflasa sürüklenmesinden ve bunun tüm ekonomiye zarar vermesinden korkuyor.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Öteki üreticiler de fiyatın yüksek olmasını istemez mi?
Dr. Nejat Tamzok: Bütün satıcılar, ellerindeki ürünün fiyatının yüksek olmasını ister elbette. Ama Suudi Arabistan ve Rusya, arzı arttırmak suretiyle fiyatları düşürmek ve Amerikan şirketlerini piyasadan silmeyi hedefliyor. Buna rağmen salgının da etkisiyle fiyatların aşırı gerilemesi üzerine Suudi Arabistan liderliğindeki OPEC üyeleri arzı kısarak fiyatları belirli bir düzeyin üzerinde tutmak istedi.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Neden başaramadılar peki?
Dr. Nejat Tamzok: Çünkü sadece OPEC ülkeleri tek başlarına bunu başaramazlardı. OPEC dışı oyuncuları da özellikle Rusya’yı da yanlarına çekmeleri gerekiyordu. Ancak Rusya, arzı kısıp fiyatı belirli bir seviyenin üzerinde tutma planına başlangıçta yanaşmadı çünkü pazar payını ABD’li üreticilere kaptırma endişesi taşıyordu. En sonunda 9 Nisan’da masaya oturup kesinti konusunda anlaşabildiler ama salgın nedeniyle küresel talep çakıldığından kesintilerin fiyatlar üzerinde ciddi bir etkisi de olmadı, yani geç kalmışlardı.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Petrol fiyatları bundan sonra nereye doğru gider?
Dr. Nejat Tamzok: Genel beklenti salgının etkilerinin ve talepteki durgunluğun uzun süreli olacağı yönünde. Ancak insanlardaki genel tedirginlik nedeniyle önümüzdeki dönemde toplu taşıma talebinin gerilemesini, buna karşın bireysel taşıt kullanımının artmasını bekliyorum. Hele virüsün etkisi azalır ya da aşı/ilaç süreci hız kazanırsa petrol ürünlerine olan talepte bir patlama sürpriz olmaz. Bu da fiyatları salgın öncesi olduğundan daha yukarı bir noktaya taşıyabilir.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Sizden belirli vadelerde fiyat tahminleri istesek?
Dr. Nejat Tamzok: Önümüzdeki üç ayda brent petrolün varil fiyatının kalıcı şekilde 40 doların üzerine çıkmasını beklemiyorum. Altı aylık vadede de fiyatın 50 dolar düzeyini aşabilmesi bugünden bakıldığında çok mümkün görünmüyor. Son olarak Suudi Arabistan Haziran ayında OPEC+ kesintilerine ek olarak 1 milyon varil/gün daha kesintiye gideceğini açıklamasına rağmen fiyatların fazla etkilenmemesi de bunu gösteriyor.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Petroldeki düşüşten kimler karlı çıkar?
Dr. Nejat Tamzok: Genel kural düşük fiyatlardan ithalatçı ülkelerin kazançlı çıkacağı, ihracatçıların ise kaybedeceği şeklindedir. Ancak bu defa denklemin o kadar kolay kurulamayacağını düşünüyorum. Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı Çin’in düşük petrol fiyatlarından fayda göreceği düşünülebilir ama azalan küresel talep bu ülkeyi çok olumsuz etkilenecektir. Bana sorarsanız, Çin’i yönetenler talep daralmasındansa yüksek petrol fiyatlarını her zaman tercih edeceklerdir. Aynı durum Hindistan ya da Türkiye gibi gelişen pek çok ülke için de geçerlidir. Petrol fiyatlarındaki gerileme, ihracatının yaklaşık dörtte birini petrol ihraç eden ülkelere yapmakta olan Türkiye’nin hızını önemli ölçüde kesecektir.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: İhracatçıların durumu?
Dr. Nejat Tamzok: İhracatçı ülkelerin fiyat düşüşünden zarar göreceği açık. En fazla kaybedenler ise ekonomisini tek ürüne endekslemiş ülkeler olacaktır. Bunların başında da ekonomisi neredeyse yüzde 90 petrol gelirine bağımlı durumdaki Suudi Arabistan ve diğer Orta Doğu ülkeleri geliyor. Suudi Arabistan kadar olmasa da Rusya ve ABD kaya petrolü şirketleri de kaybedenler arasındadır.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Kimi petrol şirketleri iflasa sürüklendi bunlar sürer mi?
Dr. Nejat Tamzok: Suudi Arabistan’ın 2014-2016 döneminde izlediği düşük fiyat stratejisi ABD’de çok sayıda şirketin iflasına yol açmıştı. Fiyatların bu düzeylerde seyretmesi tüm petrol şirketlerini zora sokacaktır. İflastan kurtulmak isteyen pek çok enerji şirketi çareyi büyük çaplı işten çıkarmalarda görecektir. Zora düşen şirketlerin el değiştirme süreci de muhtemelen hızlanacaktır. Özellikle gelişen ülkelerdeki sorunlu şirketlerin sermayesi güçlü oluşumlar tarafından satın alınmaları kaçınılmazdır.
Dünya Gazetesi / Mehmet Kara: Petrol fiyatlarını etkileyen dinamikler?
Dr. Nejat Tamzok: Şu anda piyasayı etkileyen ana dinamikler küresel durgunluk ve üretim fazlası. Bu nedenle fiyatların aşağı yönde baskı altında bulunması çok doğal. OPEC+ anlaşmasına göre, Mayıs-Haziran döneminde küresel toplamın neredeyse yüzde 10’u oranında daha az petrol arzı yapılacak. Anlaşmaya göre kesinti oranı giderek düşürülecek ve 2021 yılında şimdikinin yaklaşık yarısına inecek. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarına yön verecek ana unsur büyük ölçüde talep olacaktır. Bu noktada ise salgının seyri ve alınan tedbirlerin şiddeti belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor. Ekonomik durgunluğun ne kadar süreceği ve salgın sonrasındaki toparlanmanın ne düzeyde olacağı önemli. Şu anda bu konulara ilişkin tam bir belirsizlik hakim diyebiliriz.