Dr. Nejat Tamzok
BRICS Zirvesi bu hafta Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan Cumhuriyeti’nin başkenti Kazan’da toplandı. Ukrayna’nın işgalinden bu yana Rusya’nın ev sahipliği yaptığı bu en büyük uluslararası toplantıya 30’dan fazla ülke katıldı.[1]
ABD liderliğindeki Batılı ülkelerin küresel hâkimiyetlerini dengeleyecek bir platform olarak büyük ölçüde Devlet Başkanı Putin öncülüğünde tasarlanan BRICS grubu Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’in katılımıyla 2009 yılında uluslararası sahneye çıkmış, 2010 yılında gruba Güney Afrika Cumhuriyeti de dâhil olmuştu. Grup, bu yılın başında Mısır, İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya’nın da eklenmesiyle BRICS+ kısaltmasını aldı.
Şimdilik 9 ülkeden oluşan gruba ilgi hiç de az değil: Geçtiğimiz günlerde grup adına yapılan açıklamada, üyelik başvurusunda bulunan ülke sayısının 26’ya ulaştığı, 22 ülkenin ise üyelikle ilgilendiği bildirildi. Bunlar arasında; Azerbaycan, Suudi Arabistan, Küba, Malezya, Pakistan, Tayland, Sırbistan, Cezayir, Vietnam, Endonezya, Nijerya, Venezuela gibi ülkeler bulunmakta.
Dolayısıyla, grubun üye sayısının yakın bir gelecekte hızla artması muhtemeldir.
Gruba katılım başvurularındaki bu artış, başta ABD olmak üzere Batı merkezli küresel düzene karşı son yıllarda hızla büyüyen hoşnutsuzluğu yansıtmakta. Özellikle Küresel Güney ülkeleri, müesses nizamın Birleşmiş Milletler, IMF, Dünya Bankası gibi kurumları karşısında kendilerini giderek daha yalnız hissetmekte.
Küresel düzenden rahatsızlığını yüksek sesle dile getiren ülkelerden biri de Türkiye. Geçtiğimiz günlerde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, BRICS’e üyelik başvurusuyla ilgili olarak, “Avrupa Birliği (AB) ile bizim ekonomik entegrasyonumuz üyelikle taçlansaydı, belki biz birçok konuda bu türden bir arayış içerisinde olmayacaktık” diyerek söz konusu rahatsızlığı bir defa daha açıkça ifade etti.[2]
Ama bu ülkenin arayışları sadece AB kapılarının kendisine kapatılmasından kaynaklanmıyor. Özellikle ABD ve AB’nin Türkiye’nin güneyinde bir Kürt devletinin kurulmasına verdikleri örtülü ya da örtüsüz destek, Batı’dan giderek uzaklaşılmasında aslında çok daha etkili. Ve sadece bu nedenle bile Türkiye’nin gruba dâhil olmak için girişimde bulunması sürpriz sayılmamalı. Neticede, Türkiye’nin yakın bir tarihte “üye devlet” ya da en azından “ortak devlet” statüsünde BRICS’e katılımı beklenmelidir ve bu durumda Türkiye, grup ülkeleri arasındaki ilk NATO üyesi olacaktır.
Türkiye’nin – düzenden hoşnutsuzluğunun yanı sıra – BRICS üyeliğine başvurma kararını açıklayan önemli jeopolitik ve jeoekonomik nedenler bulunmakta: Öncelikle, güçler arası rekabetin hızla yoğunlaştığı bir bölgede Rusya’nın ve özellikle de – siyasi olduğu kadar ekonomik, ticari ve teknolojik – ağırlığı giderek artmakta olan Çin’in denge ülkeleri olarak ABD merkezli blokun karşısına konulması bu coğrafyada sadece Türkiye’ye özgü bir durum değil. Orta Doğu ve Kafkasya’da Şanghay İşbirliği Örgütü ya da Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi’ne artan ilgi, bu olgunun açık bir göstergesi niteliğinde.
Diğer taraftan, Türkiye’nin gruba katılmak istemesinin nedenleri arasında, üye ülkelerle olan ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve grubun finansman imkânlarından yararlanma beklentisi de bulunmakta. Bu çerçevede, BRICS içinde bulunmanın, Çin ile Avrupa’yı birbirine bağlayan Orta Koridor ve Rusya’nın başını çektiği Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru gibi Türkiye’nin doğrudan ilgi alanında bulunan projelere katılım bakımından da bu ülkeye önemli avantajlar sağlayacağı açıktır.
Ayrıca, enerji ithalatında Rusya’ya aşırı bir bağımlılığının bulunduğu, hatta ilk nükleer santralinin de yine Rusya tarafından inşa edilmekte olduğu dikkate alındığında, Türkiye’nin son yıllarda giderek daha sıcak ilişkiler kurmakta olduğu Rusya ile BRICS yapısı içinde de birlikte yer alması stratejik bir tercih olarak ortaya çıkmakta.
Uzun süredir Rusya ve Çin ile bağlarını güçlendirmekte olan Türkiye, BRICS kararını geleneksel Batı’ya yönelişinden bir sapma olarak görmüyor ve BRICS’i Batı’yla olan ilişkilerine bir alternatif değil tamamlayıcı bir platform olarak nitelendiriyor.[3] Bununla birlikte, Çin ve Rusya’nın liderliğindeki BRICS’e ilgi arttıkça, Türkiye gibi dengeleri değiştirebilecek bir bölgesel gücün gruba katılım olasılığının Batı blokunun sinir uçlarını harekete geçirmediğini söyleyemeyiz. Grubun içindeki Batı karşıtı duyguların çatışmacı bir yöne evrilme ihtimali arttıkça söz konusu sinir uçlarının daha da hassaslaşması ve Türkiye’nin bugüne kadar güçlü ilişkiler geliştirdiği ABD ve AB gibi stratejik ortaklarına giderek yabancılaşması mümkündür.
Bununla birlikte, BRICS’in gelecekteki yönünün ne olacağı da tam olarak belirginleşmiş değil. Her şeyden önce grup, tüm bu genişlemesine karşın, henüz ortak kurallar setine bağlanmış kurumsal bir kimlik oluşturamadı. Dahası, grup içindeki çeşitli ülkeler arasında (Hindistan ve Çin, Hindistan ve Pakistan, İran ve Suudi Arabistan, Mısır ve Etiyopya gibi) ciddi rekabet ve gerilimlerin olduğunu da biliyoruz. Öte yandan, uluslararası düzene yönelik memnuniyetsizliğin BRICS’e ilgi duyan her ülkede aynı şiddette olmadığını da söylemek gerekir. Örneğin Hindistan ya da Malezya gibi ülkelerin yeni bir dünya düzeni arayışında oldukları, hatta grubun temel hedeflerinden biri görünen uluslararası ticarette doların hâkimiyetinin kırılması konusunda diğerleriyle tam olarak aynı fikirleri taşıdıkları söylenemez.[4],[5] Dolayısıyla, BRICS’in ne kadar uzun ömürlü olabileceğini ya da en azından ne ölçüde başarılı olacağını bugünden kestirebilmek oldukça zor.
Diğer taraftan, bugün için her ne kadar grubun ilgi odağı ağırlıklı olarak küresel ekonomi ve ticaret gibi dursa da liderliği üstlenmiş görünen Çin ve Rusya’nın küresel güç mücadelesinde Batı blokunun iki önemli rakibi olması nedeniyle zamanla politik ve askeri meydan okumaların daha ön plana çıkması olasılık dâhilindedir. Nitekim Putin, ABD önderliğindeki Batı’nın jeopolitik ve ekonomik üstünlüğüne karşı “yeni bir dünya düzeni” kurmaktan sık sık söz etmekte[6],[7] ve BRICS formatının ekonomik anlamda ama aynı zamanda jeopolitik alanda da Batı’ya meydan okumayı amaçladığının sinyalini vermekte.
BRICS’in akıbetini bugünden öngörebilmek kolay değil: Acaba bu girişim, kendi içindeki farklılıklar nedeniyle fazla yol alamadan giderek sönümlenecek mi? Yoksa Batı blokunun hâkimiyetinden şikâyetçi olan ülkelerin sesini dillendirerek bugün eleştirilen küresel yapıların reforme edildiği yeni bir dünya sistemine öncülük mü edecek? Ya da demokratik normlardan uzak otoriter bir medeniyeti temsil eden kurumsal bir yapı haline mi dönüşecek?
Bugün, üyelerine yeni ve cazip fırsatlar vaat eden BRICS girişiminin gideceği yönün aynı zamanda ciddi riskleri de taşıdığı ve bu bakımdan pek çok ülke için olduğu gibi şüphesiz Türkiye’nin geleceği üzerinde de önemli etkileri olacağı açıktır.
Ankara, Ekim 2024
[1] AlJazeera, 2024. Russia’s Putin welcomes world leaders for three-day BRICS summit, https://www.aljazeera.com/news/2024/10/22/russias-putin-welcomes-world-leaders-for-three-day-brics-summit, 22 Ekim 2024.
[2] Euronews, 2024. Turkey wouldn’t be interested in joining BRICS if it was an EU member state, foreign minister says, https://www.euronews.com/2024/09/19/turkey-wouldnt-be-interested-in-brics-if-it-was-an-eu-member-state-foreign-minister-says, 19 Eylül 2024.
[3] A News, 2024. FM Fidan on joining BRICS: Türkiye in pursuit of where its interests lie, https://www.anews.com.tr/turkey/2024/06/24/fm-fidan-on-joining-brics-turkiye-in-pursuit-of-where-its-interests-lie, 24 Haziran 2024.
[4] Geopolitical Monitor, 2024. Is BRICS De-Dollarization Program a Step Too Far for India?, https://www.geopoliticalmonitor.com/is-brics-de-dollarization-program-a-step-too-far-for-india/, 16 Ekim 2024.
[5] The Hindu, 2024. Vladmir Putin for creating parallel SWIFT system to break U.S. dollar dominance, https://www.thehindu.com/news/international/vladmir-putin-for-creating-parallel-swift-system-to-break-us-dollar-dominance/article68773237.ece, 19 Ekim 2024.
[6] CNBC, 2024. Russia pushes ‘new world order’ agenda as it hosts beefed-up BRICS summit, https://www.cnbc.com/2024/10/22/russia-hosts-brics-summit-pushes-new-world-order-agenda-to-rival-west.html, 22 Ekim 2024.
[7] The Telegraph, 2024. New world order is forming, Putin tells growing Brics summit, https://www.telegraph.co.uk/world-news/2024/10/23/new-world-order-forming-putin-tells-summit-brics/, 22 Ekim 2024.23/new-world-order-forming-putin-tells-summit-brics/, 22 October 2024.